Akyazı - Hendek treni meselesi...
Akyazı'da pişmiş aşa su katmak ve Adapazarı - Akyazı - Hendek treni meselesi...
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, göreve geldiği günden bu yana birçok mega projeyi kamuoyuyla paylaşıyor.
Açıklanan projelerin önemli bir bölümü yalnızca söylemde kalmadı. Kimi tamamlandı, kimi devam ediyor, kimi ise proje aşamasında hızla ilerliyor.
Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmaların neredeyse tüm ilçelere yayıldığını görüyoruz. Gün geçmiyor ki bir ilçede yeni bir projenin temeli atılmasın, yeni bir çalışma başlamasın veya tamamlanan bir yatırım hizmete alınmasın.
İlçelerde yapılan bu çalışmaların vatandaş nezdinde Yusuf Alemdar’a olumlu bir karşılığı olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Akyazı’da da Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen birçok çalışmada Yusuf Alemdar’ın imzasını görmek mümkün.
Üstelik bunların önemli bir bölümü günü kurtarmaya yönelik çalışmalar değil.
Uzun yıllar Akyazı’ya hizmet edecek, ilçenin geleceğine yönelik yatırımlar.
Bunlardan en önemlilerinden biri hiç şüphesiz Akyazı’nın içme suyu altyapısının baştan sona yenilenmesi.
Yaklaşık 100 kilometrelik yeni içme suyu hattı…
Bu, Akyazı’da yıllardır göreve gelen büyükşehir belediye başkanlarının söz verdiği ancak bir türlü hayata geçirilemeyen önemli bir projeydi.
Bu projeye başlamak Yusuf Alemdar’a nasip oldu.
Verilen sözün ardından kısa sürede çalışmalara başlandı. Projenin ilk etabı olan Yeni Cami’den Ormanköy’e kadar uzanan bölüm kısa sürede tamamlandı.
Aradan çok fazla zaman geçmeden ikinci etap da başladı.Bu kez çalışmalar Akyazı merkezine, özellikle Ada Caddesi ve diğer önemli güzergâhlardan geçen isale hattına uzandı.
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen törenle ikinci etabın da startı verildi ve çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyor.
Buraya kadar Akyazı açısından gerçekten bulunmaz nimet.
Ancak…
Tam da burada “pişmiş aşa konan sinek” misali bir mesele ortaya çıktı.
O törende neler oldu?
İsale hattının temel atma töreninde siyasiler sırayla konuştu. Yapılan yatırımın Akyazı açısından öneminden bahsedildi.
Sonrasında ise Yusuf Alemdar, geçmiş dönem Akyazı Belediye Başkanı Recep Yıldırım’dan övgüyle söz etti.İşte burada biraz durmak gerekiyor.
Çünkü Akyazı halkının geçmişte yaşanan siyasi süreçlerle ilgili hafızası oldukça taze.
Akyazı genelinde kullanılan ve kamuoyunda “asbest içeren borular” olarak bilinen altyapının geçmiş dönemlerde döşendiği biliniyor. Asbestin insan sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığı ise bilim dünyasında uzun yıllardır tartışılan bir konu değil.
Dolayısıyla bugün bu boruların yenilenmesi yalnızca bir altyapı yatırımı değildir.
Aynı zamanda geçmişin yanlışlarının düzeltilmesi anlamına da geliyor.
Peki, böyle bir yatırımın töreninde geçmiş dönemin yöneticilerinden birine uzun uzun övgüler dizmek ne kadar doğru?Üstelik söz konusu kişinin son yıllardaki siyasi tercihleri Akyazılıların hafızasında hâlâ canlıyken…
Recep Yıldırım’ın son 5-6 seçim döneminde farklı siyasi partilere yönelik tavrı Akyazı’da konuşuldu.
Son yerel seçim sürecinde ise AK Parti çalışmalarında görülmemesi, buna karşılık AK Parti’nin rakibi olan siyasi oluşumların seçim stantlarında ve etkinliklerinde yer alması ilçede siyasi kulislerin önemli başlıklarından biri oldu.
Bunları hatırlatmamın nedeni geçmişi kurcalamak değil.
Tam tersine…
Bugüne ve geleceğe bakmak.Sayın Başkan’a Dost Tavsiyesi
Sayın Başkanım;
Akyazı sizi seviyor, size güveniyor ve yapılan hizmetleri takdir ediyor.
Tam da bu nedenle size naçizane bir dost tavsiyesinde bulunmak istiyorum:
Akyazı’da tepki oluşturabilecek isimler ve konular üzerinden gereksiz tartışmaların içine girmeyin.
Çünkü siz bugün Akyazı’ya önemli yatırımlar kazandırıyorsunuz.
İnsanların yıllardır beklediği içme suyu altyapısını yeniliyorsunuz.
100 kilometrelik bir hattın hayata geçirilmesi kolay bir iş değil.
İlk etabı tamamlamış, ikinci etaba başlamışsınız.
Bunca emeğin, bunca yatırımın ve bunca güzel işin önüne geçebilecek gereksiz bir tartışmaya izin vermemek gerekir.Tabiri caizse;
Mutfağa girmişsiniz…
En güzel yemekleri yapmışsınız…
Saatlerce emek vermişsiniz…
Ancak yemeği korumak için tencerenin kapağını açık bırakmışsınız.
Tam servis edecekken içinden bir sinek çıkıyor.
Bütün emek bir anda gölgeleniyor.
İşte benim naçizane dost tavsiyem budur:
Yaptığınız güzel işlerin üzerine sinek konmasına izin vermeyin.
Bir başka mesele: Tren
Akyazı açısından bir başka önemli konu ise Adapazarı’ndan başlayıp Hendek yönüne uzanması planlanan demiryolu projesi.
Benim bildiğim kadarıyla proje Adapazarı’ndan Hendek OSB’ye kadar uzanıyor.
Fakat vatandaşın beklentisi biraz daha farklı.
Akyazılılar, ilçelerinin burnunun dibinden geçecek bir trene neden binemeyeceklerini sorguluyor.
Hendekliler ise trenin ilçe merkezine kadar geleceği beklentisi içerisinde.
Burada ciddi bir iletişim sorunu olduğu açık.
Proje tamamlandığında ne Akyazılılar ne de Hendekliler bugün bekledikleri hizmeti bulamazsa, ortaya ciddi bir memnuniyetsizlik çıkabilir.
O zaman bugün “mega proje” olarak anlatılan yatırım, yarın “halka rağmen, eksik yapılmış bir proje” şeklinde hafızalarda yer edebilir.
Buna gerek var mı?
Bence yok.
Yol yakınken proje yeniden değerlendirilmeli.
Adapazarı-Hendek hattının Akyazı ve Hendek halkına da gerçek anlamda hizmet verecek şekilde planlanması veya gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor.
Çünkü büyük projelerin büyüklüğü sadece kaç kilometre hat yapıldığıyla ölçülmez.
O hattın kaç insana gerçekten hizmet ettiğiyle ölçülür.
Yusuf Alemdar’ın Akyazı’da yaptığı ve yapacağı çok iş var.
Vatandaşın beklentisi de yüksek.
O nedenle meseleye sadece bugünün değil, yarının penceresinden bakmak gerekiyor.
Bir tarafta yıllardır beklenen altyapı yatırımları…
Diğer tarafta bölgenin ulaşım geleceğini belirleyecek demiryolu projesi…
İkisi de Akyazı için çok önemli.
Yeter ki güzel işler, gereksiz tartışmaların gölgesinde kalmasın.
Pişmiş aşa sinek konmasın.